top of page

Mihran Ağ(ır)lardı - Zeynep Sayan

  • 2 days ago
  • 1 min read

                        “ Mihran, sevmenin ana sütü gibi temiz hâli  “



İnsan doğurmaya kaç yaşında başlardı bilmiyorum.

Kaç yaşında annesini

kaç yaşında babasını doğururdu? 

Kaç yaşında kuşaklarca aktarılan travmalara boğulurdu?

Aile dizimine kaç yaşında kurban olurdu?


Geçen gün çorba karıştırırken öldüğümden şüphelendim.

Ama konduramadım kendime.

Kim kondurabilir ki ölmüş olmayı kendine?

Ölsem çorba mı karıştırırdım diye düşündüm.

Ölsem çorba mı…

Mihran, bu buhranın sebebi sen değilsin.

Tencerede dönen bu karanlık, bu soğuk metal,

Kendi köklerimi budadığım o kör bıçak;

Hepsi benim, hepsi benden.


Dünya ne zamandır altı kirlenmiş bir beyaz çorap.

Kurcaladıkça yaralarımı, iz kalıyor.

Temizlemek istesem de kirim kendi söküğüme kaçıyor. 

Sen o söküğün içine sakladığım ipek ipliksin.

Bastığım yerde kirlenme diye ayaklarımı yerden kesiyorum.

Mihran, bu buhranın sebebi sen değilsin.


Kuşların göç etmediği sadece dünyadan çıkmak istediği bir çağ bu. 

Yıldızlar sandığımız gibi ışık değil, göğün göğsüne saplanmış gümüş iğneler.

Biz bir şiirin en güzel dizesinde de yaşamıyoruz. 

Ama bu buhranın sebebi sen değilsin Mihran.

Benim çorba karıştırırken öldüğüm yerde

sana yaşamak ana sütünden de helal.



Comments


bottom of page